‘İşimizi ihya edene Allah rahmet eylesin’

İmam Rıza’nın (a.s), “İşimizi ihya edene Allah rahmet eylesin” duasına karşılık, “Sizin işiniz nasıl ihya edilmiş olabilir?” diye sorulunca İmam (a.s) şöyle buyurdu: “İlmimizi öğrenir ve insanlara öğretir. Zira eğer insanlar sözlerimizin güzelliğinden haberdar olurlarsa bize uyarlar”

<‘İşimizi ihya edene Allah rahmet eylesin’

TÜRK-AZ HABER / EHL-İ BEYT

İmam Rıza (a.s), babalarından, onlar da İmam Hüseyin (a.s)'dan şöyle rivayet etmişlerdir:

Hz. Ali uzun bir aradan sonra oldukça yaşlanan ve yolda yürümekte zorlanan bir dostunu görünce ona şöyle buyurdu: "Bayağı yaşlanmışsın ey adam!"

Adam ise, "Senin itaatinde yaşlandım ey Emire'l- Müminin" dedi.

Hz. Ali, "Henüz sende bir gücün olduğunu görüyorum" diye buyurunca da adam şöyle dedi: "O da sana aittir, ey Emire'l-Müminin!"

İmam Askerî (a.s) babasından, o da İmam Sâdık'tan, "Bizi doğru yola hidayet et" ayetinin tefsiri hakkında şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bizi doğru yola hidayet et; yani, bizi senin sevgine ve dinine ulaştıran yola koy. Bizleri helakete sebep olan nefsanî arzulardan ve yokluğa sebep olan şahsi görüşlerden koru, bizleri irşat et."

Ubeyd bin Hilal şöyle diyor:

İmam Rıza (a.s)'dan şöyle buyurduğunu işittim: "Mümin kulun muhaddes olmasını isterim."

Ben, "Muhaddes nedir?" diye sorunca da, İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Yani, müfehhem olmasını isterim."

Abdusselam bin Salih Herevî şöyle diyor:

İmam Rıza (a.s)'dan şöyle buyurduğunu işittim: "İşimizi ihya edene Allah rahmet eylesin."

Ben, "Sizin işinizi nasıl ihya edilmiş olabilir?" diye sorunca İmam (a.s) şöyle buyurdu: "İlmimizi öğrenir ve insanlara öğretir. Zira eğer insanlar sözlerimizin güzelliğinden haberdar olurlarsa bize uyarlar."

İmam Sâdık (a.s)'dan bizlere şöyle rivayet edildiğini aktardım: "Her kim cahillerle cedelleşmek, âlimlere karşı övünmek ve bir cemaatin ilgisini kazanmak için bir şeyi öğrenirse o kimse cehennem ehlidir."

İmam Rıza (a.s) bunun üzerine şöyle dedi: "Ceddim doğru buyurmuşlardır. Sen cahillerin kim olduğunu biliyor musun?"

Ben, "Hayır, ey Resûlullah'ın evladı" deyince de İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Onlar muhaliflerimizin hikâyecileridir. Âlimlerin kim olduğunu biliyor musun?"

Ben, "Hayır, ey Resûlullah'ın evladı" deyince de İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Onlar Allah'ın sevgi ve itaatlerini farz kıldığı Âl-i Muhammed'in âlimleridir."

Daha sonra şöyle buyurdu: "Acaba İmam Sâdık (a.s)'ın, 'bir cemaatin teveccühünü kazanmak' şeklindeki sözünden maksadının ne olduğunu biliyor musun?"

Ben, "Hayır" deyince de şöyle buyurdu: "Allah'a and olsun ki, İmam Sâdık (a.s)'ın maksadı haksız yere İmamlık iddiasında bulunanlardır. Her kim böyle yaparsa cehennem ehli olur."

(Uyun-u Ahbar'ir-Rıza (a.s), Şeyh Saduk İbn-i Babeveyh)