818 milyarlık zararının nedeni: Merkez Bankası ”nas” yükünü üstlendi

"Merkez Bankası'nın zarar olarak üstenmek zorunda kaldığı bu KKM yükünün de tamamen Erdoğan'ın "nas" inadıyla sapılan yanlış fazi politikasının sonucu oluştuğunun da altını çizelim."

<818 milyarlık zararının nedeni: Merkez Bankası ”nas” yükünü üstlendi

Merkez Bankası bilançosunun Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla, 818,2 milyar TL zarar da gündeme oturdu.

T24 yazarı Çiğdem Toker, TCMB'nin açıklanan 818,2 milyar liralık görev zararının nereden kaynaklandığı ayrıntıları ile yazdı.

Banka zararının büyük bölümünü KKM farkından kaynaklandığını belirten Toker, "Aslında zararın sayısal büyüklüğü, bilançonun kamuoyuna açıklanması ile ortaya çıksa da KKM'nin Merkez Bankası bilançosunda yük oluşturacağı aylar öncesinden biliniyordu. Planlıydı. Nureddin Nebati'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde TL'nin değer kaybını önlemek amacıyla icat edilen KKM'nin bütçe dengesini tehdit ettiği görülünce başvuruldu bu yola. Ancak bu devasa yükü bütçeden dışarıya uzaklaştırabilmek için yasal düzenleme gerekiyordu. Bu düzenlemenin mimarı da seçim sonrası ısrarlı davetlerle bu göreve getirilen Hazine ve Maliye Bakanlığı'na Mehmet Şimşek oldu." dedi.

Toker'in yazısı şöyle:

KKM yükü biliniyordu

KKM yükünün Hazine'den Merkez Bankası'na aktarılması için gerekli yasa değişikliğinin, geçen yıl temmuz ayında TBMM'ye getirilen bir torba yasaya eklenerek yapıldığını hatırlatmakta fayda var. Aynı şekilde Merkez Bankası'nın zarar olarak üstenmek zorunda kaldığı bu KKM yükünün de tamamen Erdoğan'ın "nas" inadıyla sapılan yanlış fazi politikasının sonucu oluştuğunun da altını çizelim.

Şimşek, KKM yükünün Merkez Bankası'na aktarılması adımını, "rasyonel politikalara dönüş" planı kapsamında attı. Amaç da belli ki bütçede manevra alanını genişletmek. Ama izaha muhtaç olan konu şu ki tam olarak ne değişecek? Kime neyi kanıtlamış oluyorsunuz?

Niye mi bu soru? Çünkü bir A.Ş olan Merkez Bankası'nın en büyük hissedarı yine Hazine. Evet sizin bizim Hazinemiz.

Yani kulağınızı öyle değil de böyle gösterince, kulağı göstermemiş olmuyorsunuz.

Unutulmamalı ki ekonomideki dengeler en çok, Türkiye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın emir ve talimatları doğrultusunda "irrasyonel" yani akıldışı bir faiz politikası uygulamaya başlanması sonucu alt üst oldu. Kamudaki ihale yolsuzlukları, usulsüz kaynak aktarımlarıyla bütçenin öteden beri darbe ala ala darmadağın oluşunun üzerine ekliyoruz tabii bunu.

Kimler zengin edildi?

Aslında TL'nin değer kaybı durdurulamaz hale geldiği noktada icad edilen KKM fark ödemeleri konusunda önceleri ikili bir uygulama söz konusuydu. Merkez Bankası sadece dövizden dönüştürülen hesapların ödemesini yapıyordu. Ancak dönemin Banka yönetimi bu konuda hiç saydam bir tutum sergilemedi.

KKM, zengini daha da zengin yapan bir icat olarak Merkez Bankası'nın zararını büyüttü. Ama IMF ve Dünya Bankası'nın ilkbahar toplantıları için ABD'de bulunan Şimşek bu konulara girmiyor. Sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımlarda yine bütün bu ağır bilançoya, mensubu bulunduğu AKP iktidarı değil de sanki ana muhalefet partisi yol açmışçasına konuyu Erdoğan hatalarından izole eden bir anlatıma devam ediyor. Erdoğan'ın faiz inadına laf söylemek hangi partilinin hangi bakanın haddine öyle değil mi? Bilakis Cumhurbaşkanı'nın bu programa verdiği destek öne çıkarılacak ki gerçeklerin üzeri örtülsün.

Ne olmuştu?

TCMB'nin 31 Aralık 2023'te sona eren 92. hesap dönemine ilişkin bilançosu, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, 2023 sonu itibarıyla TCMB'nin aktif toplamı 6 trilyon 923 milyar 835,9 milyon lira düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde Banka'nın altın mevcudu 1 trilyon 417 milyar 869,8 milyon lira oldu.

Geçen yılın sonu itibarıyla TCMB'nin ihtiyat akçesi tutarı 9 milyar 664,2 milyon lira olarak belirlendi. Bu sonuçlarla Banka'nın 2023 yılındaki dönem zararı 818 milyar 182,9 milyon lira olarak kayıtlara geçti.