YANLIŞTA ISRAR ETMEK

 ‘Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah’tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.’ (Hud113)

YANLIŞTA ISRAR ETMEK
Mimar Gökhan Demir

YANLIŞTA ISRAR ETMEK

 Maalesef yıllardır çeşitli adlarda ve misyonlarda faaliyet gösteren siyasi partilerin ilktidar olduktan sonra savundukları idoolojiler ile icraatları farklı olunca halkın şirazesi kaydı. 

Bu sosyalist oy verdiler kapitalisten kötü çıktı. Bu milliyetçi dediler oy verdiler 50 bin insanımızı şehit eden teröristleri baş tacı yaptı üniter yapıyı neredeyse paramparça yaptı. Bu hocadır dediler oy verdiler, kadından imammı olur diyen hoca kadını başına imam yaptı israille 12 tane stratejik anlaşmalar imzaladı. Bu dindardır bir yüzüğü var ona oy verdiler milletin neticesinde bir donu kaldı ne kadar dinsizlik varsa yaptı. Allah'a hakaret edercesine Allah'ın düşmanı ieytanın yuvası olan kiliseleri besmele ile açtı. Allah'ın haram kıldığı zinayı insanlar işlesin, domuzuda yesinler diye serbest bıraktı. Nerede papaz, haham varsa onlarla iftarlar yaptı ve dualarına amin dedi. Kafir ordusu ABD çoğrafyamıza bela etti. Irakta 1 milyon Müslümanı katlederek 60 bin Müslüman kadına tecavüz eden ABD askerlerine burunları kanamadan vatanlarına dönsünler diyede dualar etti.Bir yüzükle yola çıktılar karun kadar zengin oldular bunları destekleyen zümre neden sormuyor yahu senin aldığın maaşla bu kadar serveti nasıl yaptın bizede yapalım madem maaşla servet ediliyor paranın dişisini bulduysan bizede söyle bizde çoğaltalım demez mi?

   Bu siyasileri deneye, deneye halkta artık Allah'a değilde desteklediği siyasi partisine kul olmaya başladı. O yaptıysa vardır bir nedeni. O mecbur kaldı.Yahu o çaldıysa Allah için çaldı gibi v.s. ifadeler Müslüman Türk Milletinin düşüncesi zikri ve ahlakı olmaz bu yozlaşmanın neticesidir. O kadar yozlaşma var ki adamlar genel başkanlarını haşa Peygamber partilerinide din olarak görüyorlar. Bunlardan olmadın mı sen dinsiz imansızsın. Ülkenin hali bu satılacak birşey kalmadı dağlara ormanlara saldırıyorlar güzelim tabiatımızıda para uğruna yok ediyorlar. Size soruyorum bu memleket senin olsan omu tarumar' mı? edersin abat'mı? edersin.

İnsanın yaradılış gayesi Allah’a olan kulluğudur. İnsanın Allah’a kulluğunu ispat etmesidir. Bu gayeyi unutan insan hiç ölmeyecekmiş ve hiç Allah’a hesap vermeyecekmiş gibi hayat yaşar. Bu tür insanların idealleri genelde dünyada, makam sahibi, mal ve mülk sahibi olmak olur. Bu ideal uğruna önlerine gelen her engeli aşmak için sınır tanımaz olurlar. Milli, Dini ve Ahlaki bütün ölçüler tamamen hiç sayılır bu tip insanların ölçüsü, nefsi arzu ve istekleridir.

 Nefsi arzu ve istekleri doğrultusunda ilerlerken hiç bir kuralı tanımaz hale gelirler ve yanlışını fark etse bile ısrarla aynı yanlışı savunmaya devam eder. Hataları onlara söylendiği zaman asla kabul etmeyerek, yalanı başka bir yalan bahane ile kapatmaya çalışırlar. Bu tür insanlar yanlışından dönecek cesareti ve erdemi kendinde bulamayan insanlardır.  Fakat hiç düşünmezler ki bir gün babam, dedem gibi bende bu fani dünyadan göçeceğim ve huzuru mahşerde Allah (cc) önünde hesap vereceğim. Allah’a hesap verirken size sorduğu zaman neden, niçin bu yanlışları yaptın diye ne diyeceksin. Dünyada insanlara anlattığın yalan bahanelerden oluşan hikâyeleri yüce Allah’a da anlatacakmısın elbette yok. Allah’a anlatamayacaksan ve sonunda Allah’a hesap vereceğini biliyorsan neden ilk olarak kendini ve sonra insanları aldatıyorsun.

  Dünyalık çıkarları için insanlara batılı hak, hakkı batıl olarak göstererek, onlara bu yanlışın doğru olduğu hususunda çeşitli oyunlarla, bahanelerle süsleyerek insanları aldatmak ve kendi hatasının üzerini kapatmak için başka insanlara iftara atarak olayları manipule etmek, ancak şeytanın işidir veya şeytanlaşmış insanın işidir. Hatasının ortaya çıkacağını anlayınca nasıl bu işten sıyrılırım, duyulmadan evvel alt yapı hazırlayarak temiz, günahsız insanlara suç isnat ederek olayları manipule edenler Allah c.c. sizi görmüyor mu? Sanıyorsunuz. Belkide hiç Allah’a iman etmiyorsunuzdur. Bu ahlaktaki insanlara uyan ve onlara gerçekler anlatıldığı zaman, anladıkları halde inatla yanlış yapan insanı, savunmak için aynen onun kullandığı metotla yanlışın üzerini örtmeye çalışmaları onlarında aynı ahlakta olduklarını göstermektedir.

‘Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah’tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.’ (Hud113)

 “Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.” (Bakara, 9).

  “Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azap vardır.” (Bakara, 10).

          Kısaca şunu söylemek gerek nefsi hatalarımızın üzerini kapatmak için insanlara karşı yalandan bahaneler ile yanlışı savunmamalıyız çünkü huzuru mahşerde bu hataları Allah (cc) bize sorduğu zaman o yalan bahanelerimiz işe yaramayacaktır. O halde son nefes için yaşamalıyız. Muvakkati olarak geldiğimiz bu dünyadan ebedi vatana göçeceğiz. İki gün misafir kaldığımız bu mekâna âşık olmak ve onun için geldiğimiz yeri unutmak, bizi yaradan Rabbimizi unutmak bize yakışmaz.