Papa II. John Paul 'un 2000 yılına girerken (24 Aralık) yayınladığı mesajdan da bu acı gerçeği zaten anlamak mümkündür: "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırdı. İkinci bir yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya'yı Hıristiyanlaştıralım."
13-05-2026
1984 yılından beri "Hıristiyan Olmayanlar Sekreteryası" nın başkanlığını yapan Kardinal Francis Arinze ise, geçmişten bugüne gelinen noktayı anlatırken; "Papa VI. Paul'ün vizyonu gerçekleşmektedir. Çünkü dinlerarası diyalog, kilise misyonunun normal bir parçası olarak görülmektedir," diyordu. (Francis A. Arinze, Prospects of Evangelization With Reference to the Areas of the Non-Christian Religions, Twenty Years After Vatikan II. Bulletin, 59/XX-2, 1985, 124)
Hristiyanlığın batıl, sömürgeci ve iki yüzlüğünün ortaya çıktığı dönemde, tüm dünyanın tek kurtuluşu olan İslam dinine yöneldiği bir zamanda, Papalığın bazı İslami çevre ve Müslüman düşünürleri kullanarak, sahneye koyduğu 'Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü" senaryosu maalesef beklenen menfi semeresini vermiştir.
Bugün artık Hristiyanlık ve Yahudiliğin de hak din olduğunu savunan gafil insanların sayısı artmıştır. Bu anlayışı Türk milletine aşılayan Fetullah Gülendir. Papaya 1998’de getirmiş olduğu mektupta dinler arası diyolog misyonu (pcid)’in bir parçası olarak burda bulunmaktayım. Bu misyonun gerçekleşmesini arzu etmekteyim diyordu. Yukarıda papalığın bu misyonu ne amaçla kurduğunu yazdık yinede hatırlayalım. "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırdı. İkinci bir yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya'yı Hıristiyanlaştıralım. "
Fetullah gülen de bu misyonun ( İslam çoğrafyasının Hıristiyanlaştırılma misyonunun) gerçekleşmesini arzu ettiğini papaya mektubunda ifade ediyordu. Bu mektup zaman gazetesinde yayınlanır, yayınlanmaz ilk tepkiyi sayın Prof.Dr. Haydar Baş bey koymuştur ve Fetullah gülenin maskesini düşürmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinde bir dünya sözüm ona hocalar, âlimler, tarikat liderleri vardı. Hiç birinin sesi çıkmadı. Hiç biri Sayın Prof.Dr. Haydar Baş Bey’e destek vermedi. Bırakın destek vermeyi Fetullah gülen ve o zaman ki siyasiler Sayın Prof.Dr. Haydar Baş bey’e onun kurucusu olduğu kurumlara ve belden aşağı iftira ve hakaretlerle saldırılar da bulundular. Bu mu? İslam ahlakı, bu mu’dur Allah (cc) yolunda olmak. Hocalar, Âlimler İslam dinini bildiğini iddia eden cübbeli, zübbeli sarıklılar İslam’ı hedef alan, Müslümanları Hıristiyanlaşdıran bu zümreye karşı neden sustular.
Ne diyor İmam-ı Ali (k.v) haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bunlar hocamı, şeytan mı? İşte bu cübbeli ve sarıklılar sözüm ona din alimi olan bu şarlatanlar susarak topyekün Türk Miletini Fetullah ve arkasında ki güce teslim ederken, onca eziyete ve hakarete rağmen yılmadan, milletinin onu ısrarla anlamazlıktan gelmesine de bakmayarak, Fetö ve arkasında ki tüm güçlerinin önüne set çekerek Milletinin yanında olan tek insan Sayın Prof.Dr. Haydar Baş hocamızdı. Sayın Cumhur Başkanımızı 2001 senesin de uyarmıştı. (Dinler arası diyalog ile kim milletimizin karşısına çıkarsa bilin ki fetonun devamı iş başındadır.) Atalarımız çok güzel söylemiş; ‘Bin nasihattense bir Müsübet daha hayırlıdır’ Milletimiz Sayın Prof.Dr. Haydar Baş Bey’in ne demek istediğini daha iyi anlamışmıdır? O günden sonra siyasilerimiz Sayın Prof.Dr. Haydar Baş Bey’e sımsıkı sarılmalıyken O’nun önünü uydurma yeni mahkemelerle kesmek istediler.
Son dönemde Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması yönündeki tartışmalar, Fetönün başlattığı dinler arası diyalog çalışmalarının akp hükümeti ile tam gaz devam ettiğini ortaya koymaktadır.
Ülkemizin ve çevremizde bulunan tüm İslam ülkelerinin tek kurtuluşu olan projeler Sayın Prof.Dr. Haydar Baş Bey’de ve onun kurduğu BTP var.
Rusya ve 120 ülke Sayın Baş’ın yazmış olduğu Milli Ekonomi Modeli ile kalkınmaya ve küresel güçlere karşı ayakta durmayı başarmıştır. Biz neden kendi içimizden olan, bizden olan onun, bunun maşası olmayan dünyanın elini öptüğü Üstat Prof.Dr. Haydar Baş’ı dinlemiyoruz da, hep ithal ve satılmış kuklaların oyuncağı oluyoruz, yetmez mi artık anlamamız için başımıza daha neler gelmesi lazım milletçe yorulduk artık. Haydar Baş hocamızın mirası Bağımsız Türkiye Partisi ve genel başkanı Hüseyin Baş Bey ile Ülkemiz aradığı huzura kavuşacaktır. Türkiye Cumhuriyeti hiç bir ülkeye muhtaç değildir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘’Ey Türk istikbalinin evlâdı!, Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! ''