Ben Ademoğulları’nın efendisiyim, Ali de Arapların efendisidir
24-05-2026
153- "Ali mü'minlerin efendisidir."
154- "Ben Ademoğulları'nın efendisiyim, Ali de Arapların efendisidir."
155- "Ali, velilerin efendisidir."
156- "Ali, vasilerin efendisidir."

157- İmam-ı Hasan'dan şöyle nakledilmiştir: Resulüllah, "Bana, Arapların efendisini çağırın" dedi. Maksadı Ali b. Ebi Tâlib idi.
Aişe, "Arapların efendisi Sen değil misin?" deyince şöyle buyurdu. "Ben Ademoğulları'nın efendisiyim. Ali ise Arapların efendisidir."
Ali geldiğinde Ensar'ın peşine gönderdi. Yanına geldiklerinde onlara hitaben şöyle buyurdu: "Ey Ensar topluluğu, size Benden sonra sarıldığınız taktirde asla dalalete düşmeyeceğiniz şeyi göstereyim mi?"
"Evet, Ya Resulallah" dediklerinde şöyle devam etti: "Bu Ali'dir. O'nu Benim sevgim için sevin. O'na, Ben değer verdiğim için değer verin. Saygı gösterin. Bunu bana Cebrail emretti. Bunu Ben Allah (c.c.) tarafından size söyledim."
158- Ebu Zer Gıfari'den şöyle rivayet edilir: Hz. Peygamber, Ali b. Ebi Tâlib'e bakarak şöyle buyurdu: "Bu göklerin ve yerlerin, ilklerin en iyisidir. Bu vasilerin efendisidir. Bu sıddıkların efendisidir. Muttakilerin imamıdır."

159- Abdullah b. Abbas'tan: Hz. Peygamber Ali b. Ebi Tâlib'e baktı ve şöyle buyurdu: "Bu, hem dünyada efendidir, hem de ahirette."
160- İbn Abbas'tan: Resulüllah beni Ali'ye gönderdi. Ve O'na de ki, "Resulüllah senin için şöyle dedi: Sen dünyada da efendisin, ahirette de. Kim Seni severse Beni sevmiştir. Kim Sana düşmanlık beslerse, Bana düşmanlık beslemiştir."
161- Ümmü Atiyye'den şöyle rivayet edilmiştir: Hz. Peygamber, Ali'nin de içinde bulunduğu bir orduyu savaşa gönderdi. Ben, Resulüllah'ın ellerini kaldırarak şöyle dua ettiğini gözlerimle gördüm: "Allah'ım, Ali'yi Bana bir daha göstermeden canımı alma."

162- Resulüllah, "Allah'ım Ali'nin hararetini ve soğukluğunu gider." Hz. Ali şöyle demişti: "Ben ondan sonra sıcaklık ve soğukluğun eziyetini (asla) hissetmedim..."
163- Resulüllah buyurdu ki: "Ali'dir en büyük sıddık."
164- Ebu Süheyle'den: Ben ve Selman-ı Farisi hac yolculuğuna çıkmıştık. Giderken Rebeze'de Ebuzer Gıfari'ye uğrayıp yanına oturduk. O, bize şöyle dedi:
"Yakında, benden sonra bir fitne olacaktır. Bundan kaçış yoktur. Bu fitne sırasında Allah'ın Kitabı'na ve büyük insan Ali b. Ebi Tâlib'e sarılın ve onlardan asla ayrılmayın.
Şahadet ederim ki, Allah Resulü'nün şöyle buyurduğunu duydum: "Ali'dir Bana ilk iman eden, Beni ilk tasdik eden, kıyamet gününde Benimle ilk müsafaha edecek kimse. O'dur en büyük sıddık. Ve O'dur bu ümmetin hakkı bâtıldan ayıran Fâruk'u. O'dur mü'minlerin reisi -söz sahibi-, mal, ise münafıkların reisidir."

165- "Çok geçmeden Benden sonra bir fitne meydana gelecektir. O zaman olduğunda Ali b. Ebi Tâlib'in yanında yer alın ve O'ndan asla ayrılmayın. Hiç şüphesiz hakkı bâtıldan ayıran fâruk O'dur."
166- Ebuzer Gıfari'den: "Beni ilk tasdik edensin, kıyamet gününde Benimle ilk musafaha edecek kimse Sensin, en büyük sıddık Sensin, en yüce fâruk Sensin, hak ile bâtılın arasını ayıracaksın, Sen mü'minlerin reisisin, (dünya) malı da kafirlerin reisidir."
167- "Ali hak ile beraberdir. Hak da O'nunla! Havuz başında Bana varıncaya kadar birbirlerinden ayrılmazlar."
168- "Ali nereye dönerse Hak O'nunla beraberdir."

169- Ebu Said El-Hudri, kendi Müsned'inde babasından şöyle naklediyor: Ali, Resulüllah'ın yanından geçtiğinde Allah Resulü şöyle buyurdu: "Hak bununla birliktedir, Hak bununla birliktedir."
170- Ebuzer'in hizmetçisi Ebu Sabit'ten: Ümmü Seleme'nin yanına gittim. Baktım ki Ali b. Ebi Tâlib'den bahsedip ağlıyor.
Ve diyor ki: "Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu duydum: Ali hak ile birliktedir. Hak da Ali'yle... Bu ikisi kıyamet günü havuz başında Bana varıncaya kadar asla birbirlerinden ayrılmazlar." (Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)