Ya Ali Sen Benim vasim, halifem, vezirim, vârisim ve evlatlarımın babasısın
23-05-2026
134- Ebu Said Aksa, İmam Hüseyin'den, o da Emir'ül-mü'minin Hz. Ali'den şöyle nakletmiştir: Resulüllah buyurdu ki:
"Ya Ali, Sen, Benim kardeşimsin, Ben de Senin. Ben nübüvvet için seçildim, Sen imamet için.
Ben tenzil sahibiyim, Sen ise tenvil sahibisin. Ben ve Sen bu ümmetin babalarıyız.
Ya Ali Sen Benim vasim, halifem, vezirim, vârisim ve evlatlarımın babasısın.
Senin yolundan gidenler Benim taraftarlarımdır. Sana yardım edenler Bana yardım edenlerdir. Senin dostların, Benim dostlarımdır. Ve Senin düşmanların Benim düşmanlarımdır.

Ya Ali, Sen yarın (mahşer gününde) havzın başında Benim arkadaşım olacaksın. Ve Sen Makam-ı Mahmud'da da Benim arkadaşımsın.
Sen dünyada Benim sancaktarım olduğun gibi ahirette de Benim sancaktarım olacaksın.
Hiç şüphesiz Seni seven saadete kavuşur ve Sana düşman olan bedbaht olur.
Melekler, Yüce Allah'a Senin muhabbet ve velayetinle yaklaşır. Allah'a and olsun ki, gökte Seni sevenler, yerdekilerden daha fazladır.

Ya Ali, Sen Benim ümmetimin emini ve Benden sonra olanların üzerine Allah'ın hüccetisin; Senin sözün Benim sözüm, Senin emrin Benim emrim, Senin itaatin Benim itaatim, Senin engel olman Benim engel olmam, Senin sakındırman Benim sakındırmamdır. Ve Sana karşı gelmek Bana karşı gelmektir.
Senin hizbin Benim hizbimdir. Ve Benim hizbim ise Allah'ın hizbidir. "Kim Allah'ın Resulü'nün ve iman edenlerin velayetini kabul ederse (bilsin ki) hiç şüphesiz gâlip gelecek olanlar Allah'ın hizbidir."

135- "Hiç şüphesiz Benim kardeşim, vezirim ve vasim Ali b. Ebi Tâlib'dir."
136- Câbir b. Abdillah ve Said b. Müseyyir'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah ashabı arasında kardeşlik oluşturdu. Geriye Ebu Bekir, Ömer ve Ali kaldı.
Ebu Bekir ve Ömer'i de kardeş yaptıktan sonra, Hz. Ali'ye şöyle buyurdu: "Sen Benim kardeşimsin. Ben de Senin. Eğer biri, Seni tanımazdan gelirse de ki, "Ben Allah'ın kulu ve Resulüllah'ın kardeşiyim." Bunu Senden sonra ancak yalancı iddia eder."
137- Mekhül, Ebû Ümame'den şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber, insanlar arasında kardeşlik oluşturduğunda kendisiyle de Ali arasında kardeşlik oluşturdu."
138- "Hiç şüphesiz Benim kardeşim, vezirim ve ehlim arasındaki halifem ve kendimden sonraya bıraktıklarımın en iyisi, Ali b. Ebi Tâlib'dir. O borcumu eda edecek ve vaadlerimi yerine getirecektir."

139- Câbir b. Abdillah'tan rivayet edilmiştir ki, Resulüllah şöyle buyurdu: "Ben Cennetin kapısına şöyle yazıldığını gördüm. "Allah'tan başka ilah yoktur. Muhammed Allah'ın Resulü'dür. Ali O'nun kardeşidir."
140- İmam Câfer-i Sâdık babaları kanalıyla Hz. Emir'ül- mü'minin Ali'den nakletmiştir ki, Resulüllah şöyle buyurdu:
"(Ya Ali) Sen, Benim kardeşim, vârisim ve vasimsim. Seni seven Beni sevendir. Sana düşman olan Bana düşmandır.
Ya Ali, Ben ve Sen, bu ümmetin iki babalarıyız. Senin evlatlarından dünyada efendiler, ahirette padişahlar olacaktır. Kim, bizi tanırsa, Allah'ı (azze ve celle) tanımıştır. Kim bizi inkâr ederse, hiç şüphesiz Allah'ı (azze ve celle) inkâr etmiştir."
Senin dostun Benim dostumdur. Ve Benim dostum Allah’ın dostudur
141- Zeyd b. Ali babalarından, onlar da Hz. Ali'den şöyle nakletmiştir: "Resulüllah'tan Bana on haslet verilmiştir ki, Benden önce kimseye verilmemiş, Benden sonra da kimseye verilmeyecektir.
Resulüllah Bana buyurdu ki, "Ya Ali, Sen, Benim dünyada da kardeşimsin, ahirette de.
Sen kıyamet gününde Bana en yakın duracak kimsesin. Senin ve Benim evim Cennette iki kardeşin evi gibi karşı karşıya olacaktır.
Sensin vasi, Sensin veli, Sensin vezir! Senin düşmanın Benim düşmanımdır. Ve Benim düşmanım Allah'ın düşmanıdır.
Senin dostun Benim dostumdur. Ve Benim dostum Allah'ın dostudur."

142- Ebu Zer Gıfari, Resulüllah'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Her peygamberin bir halili (dostu) vardır. Benim halilim de Ali'dir."
143- İbn-i Abbas, Resulüllah'ın Ali'ye şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sen, Benim kardeşim ve arkadaşımsın."
144- "Kardeşlerimin içinden en çok sevdiğim Ali b. Ebi Tâlib, amcalarımın içinden en çok sevdiğim Hamza'dır."
145- "Ali, Benim habibimdir."
146- İmam Câfer-i Sâdık'tan rivayet edildiğine göre, Resulüllah, ölümü ile sonuçlanan hastalığında yanındakilere hitaben buyurdu ki:
"Bana 'halilimi' (dostumu) çağırın." (Resulüllah'ın zevcelerinden Hafsa ve Aişe) babalarının peşine adam saldılar.
Resulüllah onları gördüğünde yüzünü çevirdi ve tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu.
Ali'yi çağırmak için gittiler. O'nu görür görmez üzerine kapandı ve O'nunla konuşmakla meşgul oldu.
Hz. Ali dışarı çıktığında o iki kişi yanına gelip şöyle dediler: "Halil'in seninle ne konuştu?" Hz. Ali şu cevabı verdi: "Bana bin kapıdan bahsetti ki, her kapı da bin kapıyı açmakta…"
147- Hz. Ümmü Seleme'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın vefatı ile sonuçlanan hastalığında bir ara şöyle buyurdu: "Halilimi Bana çağırın."
Aişe babasının peşine adam gönderdi. Babası geldiğinde Allah Resulü yüzünü kapatıp tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ebu Bekir geri döndü.
Bu sefer Hafsa babasının peşine adam saldı. Babası geldiğinde yine Allah Resulü, yüzünü kapatıp, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ömer de geri döndü.
Hz. Fâtımâ, Ali'nin peşine adam gönderdi. Ali geldiğinde Allah Resulü kalktı ve Hz. Ali içeri girdi. Sonra Resulüllah, O'nu örtüsünün altına aldı."
Hz. Ümmü Seleme şöyle devam etti: "Hz. Ali dedi ki: Resulüllah Bana bin hadis anlattı. Öyle ki Ben de terledim, Resulüllah da. O'nun teri Benim üzerime aktı, Benim terim de O'nun üzerine..."

148- Hz. Aişe'den şöyle nakledilmiştir: "Resulüllah vefatı sırasında benim evimdeyken şöyle buyurdu:
"Habibimi Bana çağırın." Ben Ebu Bekir'i O'nun yanına çağırdım. Resulüllah ona baktı. Başını tekrar yatağa koydu ve yine, "Habibimi çağırın buyurdu" buyurdu.
Ben, "Yazıklar olsun size, Ali b. Ebi Tâlib'i çağırın. Vallahi O, Ali'den başkasını istemiyor" dedim.
Ali'yi görünce üzerindeki örtüyü kaldırıp, Ali'yi onun altına soktu. Vefat edinceye kadar Ali'yi kucaklamış ve ellerini O'na sarmış durumdaydı."
149- Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Ümmü Eymen, Allah Resulü'ne kızartılmış bir kuş hediye etmişti. Resulüllah şöyle dua etti:
"Allah'ım yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin." Ali b. Ebi Tâlib içeri girdi. Resulüllah şöyle dedi: "Allah'ım O'nu Benim yanıma ulaştır."
150- Yine Enes b. Mâlik'ten şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın yanında bir kuş vardı. Allah Resulü şöyle dua etti: "Allah'ım, yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin."
Ebu Bekir geldi, onu reddetti. Ömer de geldi. Onu da reddetti. Ali gelince O'na izin verdi.
151- Abdullah b. Ömer'den: Resulüllah'a Ali b. Ebi Tâlib hakkında sorduğumuzda öfkelenerek şöyle buyurdu: "Ne olmuş bazı gruplara? Öyle bir kimsenin hakkında ileri geri konuşuyorlar ki, Allah katında aynı Benim sahip olduğum mertebeye ve Benim sahip olduğum makama sahiptir. Nübüvvet hariç..."
152- Abdullah b. Mesud'dan: Resulüllah'ı gördüm ki, Ali'nin elini elinde tutuyor ve O'nu öpüyordu. Dedim ki, "Size göre Ali'nin yeri nedir?" Şöyle buyurdu: "Ali'nin Benim yanımdaki yeri, Benim, Allah'ın indindeki yerim gibidir."
(Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)