Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -4-

Ali, Benim hüznümü ve kederimi gideren kimsedir

<Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -4-

TÜRK-AZ HABER / EHL-İ BEYT

41- Resulüllah kendi eliyle Ali'nin başına sarık sardı. Onun bir ucunu ön tarafından sarkıttı, diğer tarafını ise dört parmak kısa olarak arkasından sarkıttı. Sonra "Arkanı dön" dedi. O da arkasını döndü. "Önünü dön" dedi. O da önünü döndü. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Meleklerin tacı böyledir."

42- "Ali, Benim hüznümü ve kederimi gideren kimsedir."

43- "Ali, temiz imamların babasıdır."

44- "Ali, Havz-ı Kevser'imin başında Benim halifem olacaktır."

45- "Ali kıyamet gününde Benim havzımın sahibi olacaktır."

46- "Ali, Benimle, ölüm anında en son konuşacak kimsedir."

47- "Ben, Seni kendimle ümmetim arasında açık bir alamet ve nişane kıldım."







48- "Ali, Benim ilmimin kapısı ve gönderildiğim şeyleri Benden sonra ümmetime açıklayacak kimsedir. O'na muhabbet beslemek iman, O'na düşmanlık ise nifaktır. O'na bakmak merhamet ve O'nun sevgisi ibadettir."

49- "Ali yaratıkların en değerlisi ve Allah'ın Resulü'ne en aziz olanıdır."

50- "Ali insanların en takvalısıdır."

51- "Ali, kıyamet günü Yüce Allah'ın hücceti ve delili olacaktır."
  
52- "Ben ve Ali bir ağaçtanız; diğer insanlar ise farklı ağaçlardan..."

53- "Ben ve Ali, Allah'ın kulları üzerindeki hüccetleriyiz."

54- Resulüllah, "Ali, Bendendir; Ben de O'dan." buyurunca; Hz. Cebrail de, "Ben de sizdenim" dedi.







55- Resulüllah buyurdu ki: "Ali, insanların önderidir. Ali, kâfirleri katledendir. O'na yardım edene yardım olunur. Onu yalnız bırakan, yalnız bırakılır. O'nun velayetini inkâr eden mel'undur."

Hadisin ravisi Ebuzer Gifari devamla şöyle diyor:

"Bilin ki, bir gün benim Resulüllah'la namaz kılmakta olduğum bir sırada bir dilenci mescitte yardım talebinde bulundu. Kimse ona bir şey vermedi.

Bu sırada Ali rükû halindeydi. Elinin küçük parmağını ona doğru uzattı. O parmağına yüzük takardı. O dilenci gelip yüzüğü parmağından çıkardı ve aldı.

Bunu gören Resulüllah, Hz. Ali'nin namazı sona erince başını göğe kaldırarak şöyle dua etti: "Allah'ım kardeşim Musa Sana dua etti ve "Rabbim göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimdeki düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar, ailemden kardeşim Harun'u Bana yardımcı ver. O'nunla kuvvetimi arttır. O'nu işime ortak kıl."







Sen de O'nun duasına karşılık; "Seni kardeşinle destekleyeceğiz. Ve size öyle bir kudret vereceğiz ki, ayetlerimiz sayesinde onlar size erişemeyecekler... Siz ve size tâbi olanlar üstün geleceksiniz"  buyurdun.

Allah'ım, Ben de Senin peygamberin ve seçtiğin Muhammed'im. Benim de göğsümü genişlet, işimde kolaylık sağla, ailemden Ali'yi Bana yardımcı ver. O'nunla kuvvetimi arttır."

Ant olsun daha Resulüllah'ın sözü tamamlanmamıştı ki, Cebrail inerek, "Ey Muhammed, oku" dedi.

Allah Resulü "Neyi okuyayım?" dediğinde; Hz. Cebrail, "Sizin veliniz, ancak Allah, O'nun Peygamberi ve namaz kılan ve rükû halinde zekat veren mü'minlerdir. Kim Allah'ı, peygamberini ve inananları veli kabul ederse, bilsin ki şüphesiz Allah'ın erleri olanlar üstün gelirler"  ayet-i kerimesini takrir etti.







56- "Ali yaratıkların en değerlisi ve Allah'ın Resulü'ne en aziz olanıdır."    
     
57- Resulüllah (s.a.v.), "Melekler yedi yıl Bana ve Ali'ye salat (ve selam) etmiştir" buyurdu. "Bunun sebebi nedir ya Resülallah" diye sorulduğunda şöyle buyurdu: "Çünkü Benimle birlikte başka bir erkek yoktu da ondan…"

58- "Müslümanların efendisine ve muttakilerin imamına merhabalar olsun!"

59- "Ey Ali, Ben kendim için sevdiğim şeyi Senin için de seviyorum, kendim için sevmediğim şeyi Senin için de sevmiyorum."

60- "Ehl-i Beyt'imin Bana en sevimlisi ve Kendimden sonraya bıraktığım en üstün kimse Ali b. Ebi Tâlib'dir."







61- İmam Sâdık, İmam Muhammed Bâkır'dan, o da Hz. Cabir'den şöyle rivayet etmiştir:

"Ben ve Abbas, Resulüllah'ın yanında oturuyorduk; o sırada Ali içeri girip selam verdi. Hz. Peygamber, selamını aldı ve kalkıp O'nu kucakladı. İki gözünün arasından öptü. Ardından sağ tarafına oturttu. Abbas, "Ya Resulallah, O'nu seviyor musun?" diye sordu. Resulüllah şöyle cevap verdi:

"Ey Amca, Allah'a and olsun ki, Allah O'nu çok seviyor. Allah, her peygamberin neslini onların sulbünde karar kılmıştır. Ama Benim neslimi Ali'nin sulbünde karar kıldı."