Akdeniz’in derinliklerinde kurulan ilk su altı yapay fotosentez platformu, hem küresel ısınmaya neden olan karbonu yakalayıp hapsediyor hem de temiz hidrojen enerjisi üretiyor
28-07-2026
Küresel iklim kriziyle mücadelede ezber bozan bir teknoloji, Akdeniz'in uluslararası sularında hayata geçirildi. Avrupalı bilim insanları ve deniz biyologlarının ortak projesi olan "AquaLeaf-1" adlı devasa su altı platformu, doğadaki bitkilerin fotosentez sürecini taklit eden yapay yaprak panelleriyle donatıldı.
Deniz yüzeyinin 20 metre altında çalışan bu sistem, güneş ışığını ve sudaki çözünmüş karbondioksiti kullanarak tamamen temiz bir yakıt olan yeşil hidrojen üretiyor. Dünyada bir ilk olan bu okyanus üstü ve altı entegre tesis, enerji üretiminde karasal alan sınırlılığını da tamamen ortadan kaldırıyor.
Hem karbon avcısı hem yakıt fabrikası
Yapay fotosentez panelleri, doğal ağaçlara kıyasla metrekare başına 15 kat daha fazla karbon yakalama kapasitesine sahip. Tesis, deniz ekosistemine hiçbir zarar vermeden çalışacak şekilde tasarlandı. Sistem, okyanus suyundan çektiği karbondioksiti katı karbonat formuna dönüştürerek deniz tabanında güvenli bir şekilde depolarken, açığa çıkan hidrojeni ise yüzeydeki tanker gemilerine aktarıyor.
Projenin baş mühendisi Dr. Lucas Vance, "Bu hidrojen, ağır sanayi ve havacılık sektöründe karbon ayak izini sıfırlamak için kullanılacak. Doğayı kirletmeden, doğanın kendi yöntemini ölçeklendiriyoruz" dedi.
Enerji piyasalarında kartlar yeniden dağıtılıyor
Geleneksel güneş ve rüzgâr enerjisi santrallerinin aksine, hava durumundan ve gece-gündüz döngüsünden en az seviyede etkilenen su altı panelleri, kesintisiz enerji üretimi için yeni bir alternatif sunuyor.
Projenin başarısı üzerine, şimdiden Pasifik ve Atlantik okyanuslarında daha büyük ölçekli ticari çiftliklerin kurulması için uluslararası enerji konsorsiyumları milyarlarca dolarlık yatırım fonları ayırmaya başladı. Hem çevreyi temizleyen hem de dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu temiz enerjiyi üreten bu hibrit modelin, önümüzdeki 10 yıl içinde küresel enerji pazarının yüzde 8'ini domine etmesi öngörülüyor.