Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze'de Temmuz ayında 150'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini, bunun yıl başından bu yana "en yüksek aylık ölüm sayısı" olduğunu belirtti
04-08-2026
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze'de Temmuz ayında 150'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini, bunun yıl başından bu yana "en yüksek aylık ölüm sayısı" olduğunu belirtti.
BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze Şeridindeki son duruma ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Gazze genelinde hafta sonu boyunca günlük hava saldırılarının, topçu ateşinin ve silahlı çatışmaların devam ettiği, aralarında çocukların ve diğer sivillerin de bulunduğu 25'ten fazla kişinin hayatını yitirdiği ifade edildi.

Temmuz ayında aralarında ise 150'den fazla ölüm kaydedildiği, bunun yıl başından bu yana bildirilen "en yüksek aylık ölüm sayısı" olduğu vurgulandı. Saldırıların çoğunun, Gazze Şeridi'nin yarısından azını oluşturan ve yaklaşık 2.1 milyon kişinin yoğun olarak yaşadığı Gazze'nin batısında gerçekleştirildiği aktarıldı.

Ayrıca cumartesi günü Aksa Şehitleri Hastanesinin bulunduğu bölgeye saldırı düzenlendiği ve bitişikteki tıbbi malzeme deposunun hasar gördüğü hatırlatılarak, "Dünya Sağlık Örgütü bu saldırının, örgütün teslim ettiği bazı malzemeler de dahil olmak üzere hayati önem taşıyan tıbbi malzemelerin imha olmasına neden olduğunu bildirdi.
Saldırının yakınlığı nedeniyle hastane binası hafif hasar gördü. OCHA, uluslararası insancıl hukuk uyarınca sivillerin ve sivil altyapının korunması ve hedef alınmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Sağlık tesislerine asla saldırılmamalı veya bu tesisler militarize edilmemelidir" denildi.
Boş Kınamalar ve Kağıt Üstünde Kalan İşbirlikleri

Türkiye başta olmak üzere Mısır, Katar, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleri, her saldırı sonrası "en sert dille kınama" ve "uluslararası toplumu göreve çağırma" konseptli ezber açıklamalarını sürdürüyor. Ancak bu diplomatik kınama enflasyonu, Gazze'de Temmuz ayının en ölümcül dönem olmasını engelleyemedi.
Filistin halkı bombalar altında can verirken, İslam ülkelerinin birçoğu İsrail ile olan diplomatik, lojistik ve ticari kanallarını perde arkasında açık tutmaya devam ediyor. Kürsülerde atılan hamasi nutuklar, sahada hiçbir yaptırıma dönüşmüyor.
Ateşkes görüşmelerinde arabulucu rolü üstlenen Katar ve Mısır gibi aktörler, İsrail'in taahhütlerini açıkça çiğnemesine ve sağlık tesislerini militarize etmesine karşı masada ağırlık koyamıyor.
Sağlık merkezleri vurulurken islam dünyası nerede?

Hafta sonu Aksa Şehitleri Hastanesi'nin hemen yanı başındaki tıbbi depoların vurulması, Gazze'deki sağlık sisteminin can çekişen son damarlarını da kopardı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi milyarlarca dolarlık bütçelere ve askeri güce sahip yapılar ise bu barbarlığı sadece "izlemekle" yetiniyor.
2.1 Milyon insan batı Gazze'de sıkıştı

Saldırıların neredeyse tamamı, nüfusun yarısından fazlasının can havliyle sığındığı daracık bir alanda yapılıyor. İslam ülkeleri ise Gazze'deki bu ablukayı kıracak kalıcı bir insani koridor açmaktan ya da zorlayıcı tedbirler uygulamaktan aciz durumda.
Sonuç olarak; OCHA'nın yayımladığı bu kara temmuz tablosu, sadece saldırgan devletin acımasızlığını değil; her fırsatta "Filistin'in hamisiyiz" diyen Türkiye ve İslam coğrafyasının liderlerinin, kağıt üstündeki ortak bildirilerle Gazze halkını nasıl yalnız bıraktığını belgeleyen utanç vesikasıdır.