ABD Başkanı Donald Trump, Kongre ara seçimleri öncesinde Tahran’a yönelik askeri operasyonları askıya aldığını duyurdu. Ancak uzmanlar ve ABD basını, 3 Kasım sonrasındaki "büyük hesaplaşma" riskine karşı uyarıyor
09-10-2026
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 3 Kasım Kongre ara seçimlerine kadar İran'a yönelik herhangi bir askeri saldırı düzenlenmeyeceğini ilan etti.
Şubat ayından bu yana ABD ve İsrail ortaklığında yürütülen askeri harekatın aylık 3 milyar dolarlık faturası ve tırmanan akaryakıt fiyatları, yaklaşan seçimler öncesinde Cumhuriyetçi adaylar üzerinde büyük bir baskı oluşturuyordu. Trump'ın bu stratejik geri adımı, ABD iç siyasetindeki dengeleri koruma hamlesi olarak yorumlandı.
Trump yaptığı açıklamada, Tahran yönetimiyle dolaylı yollardan "verimli görüşmeler" yürütüldüğünü iddia etti. İran'ın askeri ve ekonomik olarak çok zor bir durumda olduğunu belirten ABD Başkanı, deniz ablukasının ve baskı politikasının aynı kararlılıkla süreceğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının rekor düzeyde (gecede 22 milyon varil) devam ettiğini söyleyen Trump, bu petrolün İran'a ait olmadığını veya İran'a gitmediğini not düşerek küresel piyasalara da güvence verdi.
Konuşmasını net bir dille bitiren Trump, "İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olamayacak" diyerek kırmızı çizgisini yineledi.
ABD'nin önde gelen medya organlarında yer alan analizler, Trump'ın bu kararının tamamen iç politikaya yönelik taktiksel bir hamle olduğunu doğruluyor.
The Atlantic dergisiye konuşan Beyaz Saray kaynakları, aylardır inişli çıkışlı süren çatışmaların ardından gelen bu sessizliğin, Cumhuriyetçi adayların oylarını eritmemek adına planlandığını yazdı. Trump'ın kapalı kapılar ardında yardımcılarına, "Seçimler yüzünden şimdi büyük bir tırmanma istemiyorum" dediği belirtiliyor.
CNN ve Reuters'a göre yüksek benzin fiyatları ve ucu açık bir Ortadoğu savaşı görüntüsü, seçmen nezdinde ters tepiyor. CNN uzmanları, yönetimin ara seçimlerden hemen sonra operasyonların dozunu artırmak üzere "son 6 aydır askeri mühimmat stokladığını" ve asıl büyük hamlenin kasım ortasında gelebileceğini iddia ediyor.
Trump'ın "3 Kasım'a kadar saldırmayacağız" açıklaması bir barış ilanı değil, aksine askeri bir mola niteliğinde. Seçim sonrasına dair senaryolar, Washington'ın masasında iki ana hat üzerinden şekilleniyor.
Trump, Fox News ve TIME dergisine verdiği mülakatlarda savaşın seçimlerden hemen sonra bitebileceğini öne sürerek, "Seçimlerin ardından her şey çok hızlı değişecek, petrol fiyatları da hızla düşecek" mesajını verdi. Eğer 3 Kasım'da Cumhuriyetçiler Kongre'deki çoğunluklarını korursa, Trump iç siyasi riski atlatmış olmanın rahatlığıyla İran üzerindeki bombardımanı ve askeri tırmanışı en üst seviyeye çıkarabilir. ABD ordusuna şimdiden post-seçim senaryoları için "hazır ol" emri verildiği yönündeki iddialar da bu tezi destekliyor.
Masadaki diğer seçenek ise şu an yürürlükte olan deniz ablukası ve liman yaptırımlarıyla İran ekonomisini tamamen çökertmek. Trump, İran'ın mevcut baskıya dayanamayacağını ve kendi şartlarında bir "büyük anlaşmaya" razı olacağını umuyor. Ancak Tahran'ın misilleme planları hazırlamış olması ve tırmanıştan kaçınmaması, diplomatik bir çözüm ihtimalini zayıflatıyor.