’Üst solunum yolu enfeksiyonu salgınına dikkat’

Son dönemlerde hastanelerin dolup taşmasına neden olan üst solunum yolu enfeksiyonu konusunda uyarılarımıza kulak verin.....

’Üst solunum yolu enfeksiyonu salgınına dikkat’
Opt.Dr. Yaşar Qaçabəyov

’Üst solunum yolu enfeksiyonu salgınına dikkat’

Kış mevsiminin başlamasıyla kapalı ortamlarda daha fazla bulunuluyor. Kapalı mekanlarda hızla yayılabilen üst solunum yolu enfeksiyonu çeşitli yaş grupları ve kronik rahatsızlığı bulunanları oldukça olumsuz etkiliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu rahatsızlığı kişinin giderek artan bir öksürüğünün olması durumunda doktora başvurması gerektiğini söyledi.

'Türkiye'de ciddi anlamda bir hasta yoğunluğu var'

Ateş, geniz akıntısı, burun akıntısı, halsizlik, kırgınlık, öksürük ile seyreden bir hafta içerisinde kendisini sınırlayan, 4'ncü veya 5'inci günde hafifleyen bir rahatsızlık. Bu dönemde öksürüğün biraz uzun sürdüğünü görüyoruz. Azalmakla beraber devam edebilir, giderek artan bir öksürüğünüz varsa doktora başvurmanız gerekebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları Eylül ve Ekim ayı gibi başlar. Nisan ve Mayıs aylarına kadar devam eder. Özellikle havaların soğuduğu ve kapalı ortamlarda daha fazla kaldığımız Aralık, Ocak ve Şubat dönemlerinde pikler dönemi diyoruz. Şu anda da tüm Türkiye'de ciddi anlamda bir hasta yoğunluğu var

Uzmanı risk grubunu işaret etti

65 yaş üstü vatandaşlar, '5 yaş altı ve 2 yaş altı daha da riskli. Kronik bir hastalığı olanlar bu hastalığı ağır geçiren hastalar. Bu hasta grupları için aslında iki şeyi vurgulamak lazım. Birincisi aşı olacak. Kalıcı bir bağışıklık yanıtı oluşmuyor. Ve bu virüslerin çok sık değişime uğradığını biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü her yıl Eylül ayında grip aşısını günceller. En son dolaşımda olan virüsleri gözeterek günceller. Her yıl özellikle bu hasta grupları ve bu hasta gruplarını yakınında barındıran, bakımını sağlayan insanların özellikle aşılanmasını öneriyoruz.

Kış döneminde kişisel temizlik ve maske kullanılması iyi olur.  'El yıkamak çok önemli. Elimizi ovuşturmaktan bahsetmiyoruz. En az yarım dakika parmak uçlarımız, parmak aralarımız ve elimizin sırtını da içerecek şekilde bir el yıkamadan bahsediyoruz. Maskeye de temas etmek istiyorum. Pandemi dönemindeki gibi o kadar rijit değil ama kapalı mekanlara giderken metrobüs, otobüs, AVM, ve hastanelerde maske öneriyoruz. Hastalar bile maske takmıyor. Aslında onların maske takması tüm toplum için daha önemli. Maske takarlarsa bulaşı o kadar engellemiş olurlar.
 

Diğer Yazılar