KALBİNDE ZERRE KADAR KİBİR OLAN KİMSE CENNETE GİREMEZ......

   Azamet ve büyüklük Cenab-ı Hakk’ın ulûhiyetinin bir sonucu iken bu vasıfları kendi hakkı imiş gibi görenler, yeryüzünde en büyük haksızlığı yapmış olurlar. Makul hiçbir sebebi, ilmi hiçbir mesnedi olmayan küfrün, tek dayanağı haksız yere kibirlenmektir.

KALBİNDE ZERRE KADAR KİBİR OLAN KİMSE CENNETE GİREMEZ......
Mimar Gökhan Demir

KALBİNDE ZERRE KADAR KİBİR OLAN KİMSE CENNETE GİREMEZ......

    Nemrutların, firavunların, ebucehillerin ve ebuleheblerin küfrü, kibre dayanmakta idi. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamak Cenab-ı Hakk’ın ulûhiyetine başkaldırmak, O’nun irade ve kudretini tanımamaktır. O halde denilebilir ki Resul-i Ekrem (s.a.a) nübüvvet ve risalet yoluyla mücadelesi, aslında kibrin izalesi ve mütekebbir zorbaların elinden insanlığın kurtarılmasıdır.

   Bu zorla en başta insanı içten esareti altına alan nefsidir. Ardından bu iç zorbaya esir olmuş binlerce dış zorba ve nefsin ortakları gelmektedir. Zerre kadar kibri olanın cennete giremeyeceği, haksız yere kibredenlerin mutlaka zelil olacağı birçok haberle teyit olunmaktadır.

‘‘ Yeryüzünde haksızlıkla kibirlenenleri ayetlerimden çevireceğim’’ (araf 146)

‘‘Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini mühürler’’ (Mu’minin 35)

‘‘Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir’’ (Mu’min 60)

‘‘Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan cennete giremez. Kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan cehenneme giremez’’ (Müslüm, ebu davud ve tirmiziden )

‘‘Cebbar ve müstekbirler, kıyamet günü zerreler halinde haşrolunurlar. Allah’ın üzerindeki horluğundan dolayı herkes onları çiğner geçer’’ (Bezzar )

‘‘Üç şeyden uzak olduğu halde ölen cennete gider. Bunlar kibir, borç ve azgınlıktır. ’’ (tirmizi, nesei, ibni mace)

‘‘İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme: Allah kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez ’’ (lokman 18)

Bu büyük felaketten ve kalbi âlem mikrobundan korunmak için mücahede şarttır. İnsan Ahlak-ı hamideyi kazanmak yolunda nefsini terbiye ve tezkiye etmeli kibir tehlikesinden uzak olmalıdır.

  Yüce Dinimiz İslam, insanlara, alçak gönüllü olmayı öğütlemiş, kibir ve gururdan da, uzak durmalarını istemiştir. Zira Müslüman için, tevazu gösterip, alçak gönüllü olmak esastır. Kibir ve gurur ise, Allah'a inanmış, Peygambere bağlanmış olan herkes için yasaklanmıştır. Öyle ise Müslümanların kibir ve gurura yaklaşmamaları lazımdır. Bilindiği gibi kibir; büyüklenmek, kendini beğenmek, gurur ise aldanmak ve hayale kapılmak demektir. Bunların hiçbirisi de kula yakışan sıfatlar değildir. Kibir ve gurur, İslam'ın sevmediği kötü huylardan olup, Allah (c.c.) ve Resulü (s.a.v.) tarafından hoş görülmemiştir. "Rahman'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu île yürürler."
 Peygamberimizin, kibir ve gururu yeren hadislerinden bazıları da şöyledir;
"Cehennemlikleri, size haber vereyim mi? Onlar, katı yürekli, malını hayırdan esirgeyen, kibirli kimselerdir.” "Kalbinde, zerre kadar kibir bulunan kimse, Cennete giremez." buyurdu Ashab'dan Malik b. Mirare; "Ya Rasülallah! İnsan, elbisesinin ve ayakkabısının, güzel olmasını sever" dedi. Resül-i Ekrem de, "Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir ise, hakkı kabul etmemek, insanları hor görmektir." buyurdular. Dinimiz kibir ve gururu manevî bir hastalık olarak görür. Bu hastalığa yakalanmış kimseleri Allah'ın sevmediği, ayetle sabittir. Peki, bu gibileri, Allah sevmezde, acaba insanlar sever mi? Kibirli ve gururlu kimseleri, bırakın başkalarının sevmesini, en yakınları bile sevmezler. Çünkü bu gibiler çok bencildirler. En güzel şeyleri daima kendilerine layık görürler ve herkesten saygı görmek ister, yaptıkları şeylerin beğenilmesini arzu ederler. En kötüsü de, hata yaptıklarını kabul etmezler. Servetleri ve şöhretleriyle, bilgileri ve fizikî güzellikleriyle övünürler. Ama onların bir gün elden çıkacağını düşünmezler. Atalarımız ne güzel söylemişler: "Güzelliğinle övünme, bir sivilce yok eder,” "Servetinle övünme, bir kıvılcım yok eder"


Kaynak eser: İslam ve Mevlana Prof.Dr. Haydar Baş