İmam Cafer kardeşlik hukukunu anlatıyor -3.....

Bir mü’mini sevindiren Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi)’yi sevindirmiş olur ve bu Allah’a da ulaşır. Bir mü’mini üzen de aynı şekilde Resulûllah’ı üzmüş olur ve bu Allah’a ulaşır

<İmam Cafer kardeşlik hukukunu anlatıyor -3.....

Mü'minleri sevindirme

Ali b. Ebu Ali, Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'dan o babasından, o da Ali b. Hüseyin (Zeynelabidin Aleyhisselam)'dan rivayet eder:
"Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi) buyurdu ki: Allah Azze ve Celle'nin en sevdiği amel mü'minleri sevindirmektir."
 
İbn-i Sinan rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Bir mü'mini sevindiren Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi)'yi sevindirmiş olur ve bu Allah'a da ulaşır. Bir mü'mini üzen de aynı şekilde Resulûllah'ı üzmüş olur ve bu Allah'a ulaşır." 

Hişam b. Hakem rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Allah Azze ve Celle'nin en sevdiği amellerden birisi de, mü'mini sevindirmektir. Açlığını gidermek veya sıkıntısını ortadan kaldırmak yahut borcunu ödemektir." 

Mü'minin ihtiyacını karşılamak için çalışma

Muhammed b. Mervan rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Bir adamın, mü'min kardeşinin ihtiyacını karşılamak için yola çıkıp yürümesinden dolayı, ona on iyilik yazılır, on kötülüğü de silinir ve mertebesi de on derece yükseltilir."

Râvi der ki: "İmam'ın şöyle dediğini biliyorum: Bu yüzden kazanacağı sevap on köleyi azât etmenin sevabına denktir ve Mescid-i Haram'da bir ay itikâftan daha faziletlidir."
İbrahim b. Ömer el-Yemanî rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Mü'min kardeşinin ihtiyacını gidermek için yola çıkan her mü'min için Allah Azze ve Celle, attığı her bir adıma karşılık bir iyilik yazar, bir kötülüğünü siler ve mertebesini bir derece yükseltir. Bunun da ötesinde, on iyilik daha artırılır ve on ihtiyacının karşılanması için şefaat olunur." 

Cemil b. Derrac rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık aleyhiselam) buyurdu ki:

"Kişinin kardeşine güvenmesi için, onun, kendi ihtiyacını ona açması yeterlidir." 

İbn-i Sinan rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: Yaratılanlar Benim ailemdir. Onlardan Bana en sevimli olanı, onlara karşı en nazik ve onların ihtiyaçlarını en çok karşılamaya koşanıdır." 

Mü'minin sıkıntısını giderme

es-Sekunî rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi) şöyle buyurmuştur: Kim bir mü'mine yardım ederse, Allah Azze ve Celle yetmiş üç sıkıntısını giderir. Birini dünyada, yetmiş ikisini de ahiretteki büyük sıkıntılarına ayırır."

Buyurdu ki: "Bütün insanların kendi derdine düştüğü o günde..." 

Mes'ma Ebu Seyyar rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:

"Kim bir mü'minin sıkıntısını giderirse, Allah da onun ahiret(teki) sıkıntısını giderir. O kimse kabirden mutlu ve huzurlu olarak çıkar.

Kim onu (aç bir mü'mini) doyurursa, Allah Azze ve Celle onu cennet meyveleriyle doyurur. Kim ona (susuz mü'mine) su içirirse, Allah ona cennetin, üzeri mühürlenmiş sularından içirir." 

Zerih el-Muharibî rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:

"Hangi mü'min, zor durumdaki bir mü'minin sıkıntısını giderirse, Allah, onun dünya ve ahiretteki ihtiyaçlarını gidermesini kolaylaştırır.

Kim bir mü'minin açığa çıkmasından korktuğu bir ayıbını gizlerse, Allah onun dünya ve ahiret ayıplarından yetmiş tanesini gizler. Mü'min mü'mine yardım ettiği sürece, Allah, mü'mine yardım eder. Öğütlerden yararlanın ve hayra rağbet edin." 

Mü'mini yedirme

Ebu Bâsir rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Müslüman bir adamın karnını doyurmayı, bir ufuk dolusu insanın karnını doyurmaktan daha çok istiyorum."

Râvi der ki: "Ufuk nedir diye sordum."

Buyurdu ki: "Yüz bin veya daha fazla (kişiden ibarettir)." 

es-Sekunî rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi) şöyle buyurmuştur: Kim, gücü yetiyorken bir mü'mine bir içim su verirse, Allah, sunduğu her içim suya karşılık ona yetmiş bin iyilik yazar.

Şayet, suya ulaşmaya gücü yetmiyorken mü'mine su verirse, İsmail'in soyundan gelen on köleyi azat etmiş gibi olur." 

Ebu Şibl rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Bir mü'mini ziyaret etmeye denk bir amel olarak, bir mü'mine yemek yedirmekten başkasını bilmiyorum. Bir mü'mine yemek yedirene cennet taamından (yemeğinden) vermeyi Allah, üzerine almıştır." 

Mü'mini giydiren kimse

Cemil b. Derrac rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Kim, kardeşine kışlık veya yazlık bir elbise giydirirse, Allah'ın ona cennet giysisi giydirmesi, ölüm sekeratını (sarhoşluğunu) kolay bir şekilde geçmesini sağlaması, kabrini genişletmesi vacip olur.

Kabrinden çıktığı zaman da melekler onu müjde ile karşılarlar. İşte bu ayette buna işaret edilir: "Melekler kendilerini şöyle karşılarlar: İşte bu, size vaad edilmiş olan gününüzdür."  

Abdullah b. Câfer b. İbrahim rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Kim Müslümanların yoksullarından birini çıplakken giydirirse, veya onun gıdasını temin etmesi için bir yardımda bulunursa, Allah Azze ve Celle, ona yedi bin meleği vekil kılar. Bunlar Sûr'a üflendiği güne kadar onun işlediği her günah için bağışlanma dilerler." 

Abdullah b. Sinan rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle derdi:
"Kim çıplak bir mü'mini giydirirse, Allah ona cennetin ipek atlasından elbiseler giydirir. Kim varlıklı bir mü'mine bir elbise giydirirse, o elbiseden bir parça kaldığı sürece Allah'ın koruması altında olur." 

Mü'mine nazik davranma, ona ikramda bulunma

Sa'dan b. Müslim rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

"Kim mü'min kardeşinin yüzüne bulaşmış çerçöpü temizlerse, Allah Azze ve Celle, ona on iyilik yazar. Kim kardeşinin yüzüne gülümserse, ona bir iyilik vardır." 

Cemil b. Derrac rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

"Kim mü'min kardeşine "merhaba/hoş geldin" derse, Allah Teâlâ kıyamet gününe kadar ona merhaba yazar." 

Abdullah b. Câfer b. İbrahim rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

"Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi) şöyle buyurmuştur: Kim, Müslüman kardeşine nazik bir söz söyleyerek ikramda bulunur, onun sıkıntısını giderirse, bu tavrını sürdürdükçe Allah'ın sınırsız gölgesi ve rahmeti altında olur." 

Mufaddal rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

"Bir mü'min, kardeşine armağan vermelidir."

Dedim ki: "Hangi armağanı vermelidir?"

Buyurdu ki: "Bir minder, bir yastık, bir yemek, bir giysi veya bir selam. Bunlardan birini armağan olarak verince, cennet, ödülünü sunmak için boynunu uzatır. Bu sırada Allah Azze ve Celle ona şöyle vahyeder: "Ben, senin yiyeceklerini, peygamber ya da pey¬gamberin vasisi hariç, dünya ehline haram kıldım."

İshak b. Ammar rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

"Ey İshak! Elinden geldiğince dostlarına iyilik et. Çünkü mü'min, bir mü'mine iyilik ettiğinde, ona yardımda bulunduğunda İblis'in yüzünü tırmalamış, kalbini yaralamış olur." 

Mü'mine nasihat etme

İsa b. Ebu Mansur rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Mü'minin, mü'mine nasihat etmesi, onun için hayır istemesi vaciptir."

Muaviye b. Vehb rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

"Mü'min, hem yanında, hem de gıyabında mü'mine nasihat etmekle yükümlüdür." 

es-Sekunî rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

"Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi) buyurdu ki: Kıyamet günü Allah katında menzili (derecesi) en yüksek olan kişi, Allah'ın kullarına nasihat etmek için Allah'ın arzında en çok yol yürüyen kimsedir." 

Süfyan b. Uyeyne rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:

"Allah rızası için O'nun kullarına nasihat edin; çünkü bundan daha hayırlı bir amelle O'nun karşısına çıkamazsınız."

İnsanların arasını düzletme

Habib el-Ahvel rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:

"Allah'ın sevdiği sadaka; araları bozulduğu zaman insanların arasını düzeltmek, birbirlerinden uzaklaştıkları zaman onları birbirlerine yakınlaştırmaktır."

Muaviye b. Ammar rivayet eder: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
"(İki kişinin arasını) düzelten yalancı olmaz." 

Mü'mini ihyâ etme

Humran rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'a dedim ki: Sana bir soru sorayım mı? Allah sana esenlik versin."

"Evet" dedi.

Dedim ki: "Önceleri bir hal üzereydim, bugün başka bir hal üzereyim. Yeryüzünde dolaşıyor, bir veya iki adamı ya da bir kadını hakka davet ediyordum. Allah da dilediğini kurtarıyordu. Bugünse hiç kimseyi hakka davet etmiyorum."

Buyurdu ki: "İnsanlarla Rablerinin arasından çekilmenden dolayı sana bir sorumluluk yoktur. Allah, kimi karanlıktan nura çıkarmak isterse çıkarır."

Sonra şöyle buyurdu: "Ama birinde hayır görürsen, ona da bir nebze yol göstericilik yapsan, bunun da bir sakıncası yoktur."

Dedim ki: "Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları diriltmiş gibi olur"   ayeti ne anlama gelir?"

Buyurdu ki: "Yanmaktan veya boğulmaktan kurtarmak kastediliyor."

Sonra bir müddet sustu, ardından şöyle dedi: "Bu ayetin en büyük tevili, onu (hakka) davet etmesi ve onun da bu daveti kabul etmesidir."

İman ehli için dua etme

Süleyman b. Halid rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'a dedim ki: Benim bir ailem var ve benim sözlerimi dinlerler. Onları hakka (Ehl-i Beyt'e) çağırayım mı?"

"Evet. Allah Azze ve Celle Kitabında şöyle buyurmuştur: Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)